Tomurcuk

Eskidi dünün bilgileri
Ben sana olduğun gibi kal diyemem
Yarın bir başkayım belki
Zihnimde yeni bir pencere açar
Edineceğim küçük bir bilgi
Ve değiştiririm dünyayı sonra
Gözlerim değişecek çünkü,
Olduğum yerde bulamazsın beni
Bugün bir sızıyı koyarım başucuma
Yarın bir erdemin tomurcuğu oluverir
Ve bilirim artık dün gördüğüm biri
Bugün belki başka biridir.

Hülya Yücel Ergün

TOPLUMUN AYNASI OLARAK DİLENCİLER

Doğa, her canlı için sofra kurar. Ayılar nehir ağızlarına gidip alabalıkları bekler, arılar çiçekten çiçeğe konar. Şüphesiz, her canlı kurulan sofraya oturmak için bir miktar emek sarf eder. İnsan için de böyledir bu. Sofra kurmak için insan toplar, ayıklar, keser, doğrar, yüzer ve pişirir. Doğa her canlı için küçüklü büyüklü sofralar kurar. Siz benim doğa deyip durduğuma bakmayın, sofrayı kuran ve buyur eden Allah’tır. Allah rızık verendir. Biz sofraya oturmak için bir miktar emek sarf etmeliyiz sadece. Mesele şu ki, sofra yalnız bizim için kurulmuyor. Oturduğumuz her sofrada bir yetimin, yoksulun, halini söyleyemeyenin hakkı var. Nasıl ki aslan avladığı hayvanın etini tek başına yiyemiyor, diğer canlılarla paylaşmak zorunda kalıyorsa, bizim soframızda da başkalarının nasibi var. Ne yazık ki bizler sofralarımızı yalnızca ailelerimize ve eşe dosta açıyoruz.

Eskiden, tek katlı evler varken, dilencilere balkonda yemek yedirilirdi. Apartmanlara geçişimizle bu adet de yok oldu. Şimdi dilenenin bizden daha zengin olup olmadığını sorguluyoruz kendimizce. 

Şüphesiz dilenciliği meslek haline getirenler kadar, zorla dilencilik yaptırılanlar ve gerçek ihtiyaçtan dilenenler de var. Dilenciliği meslek edinenlerin en ilginci Kırşehir’in bir köyünde yaşayan insanların yaptığı dilencilik olsa gerek. Celalettin Vatandaş’ın yaptığı ‘Dilenciler ve Dilencilik’ başlıklı araştırmasına göre bu dilenciler, dilenmek için gittikleri şehirlerde bazen birkaç gün kalmak için bir otele yerleştiği ve o günlerde dilenmeye devam ettikleri yazıyor. Dilenme teriminden hoşlanmıyorlar ve pazara, işe, ticarete gittiklerini söylüyorlar. Aslında yoksul olmadıkları, ekip biçmek için verimli arazilere sahip oldukları halde, kendilerine rızık kapısının dilencilik yönünden açıldığını iddia ediyorlar. Belediyeler dilenciliği bitirmek için dilencilerle görüşerek, dilenciliği bırakmaları şartıyla onların her türlü ihtiyaçlarının karşılanacağını söylemelerine rağmen, bu teklifi kabul etmiyorlar.

Okumaya devam edin “TOPLUMUN AYNASI OLARAK DİLENCİLER”